Facebook'ta paylaş Twitter'da Paylaş
LGS sonucu tartışmaları

Aslında ben sırasını savan tarafta olduğumdan bu sene LGS adı verilen (böyle isim değiştirince yokmuş gibi oldu galiba) sınava dair yazı yazmayacaktım ama çok ısrar geldi. Hem fikirlerimin yarısına çok kızıp hem de ne düşündüğümü merak etmek de ayrı enteresan ama madem sordunuz, böyle parça parça paragraflar halinde yazayım.

 

Öncelikle sınav yok diye sevinen arkadaşlara seslenmek istiyorum. Size ‘sınav olmaması mümkün olamaz çünkü okulların kontenjanları belli, boya posa göre mi çocuk alacaklar’ diye sorduğumda böyle bi mel mel bakıyordunuz. Ne oldu? Güzel oldu mu olmayan sınav? Olmadı mı?

 

Üzgünüm ama “ben demiştim” demenin tadını çıkarmayacaksak baştan “demenin” ne anlamı var? Ülkenin geri kalan yarısıyla birlikte ölü taklidi yapmayıp fikrimizi söylüyoruz madem haklı çıkınca da başınıza kakacağız elbet.

 

Gelelim konumuza; sınav daha olmadan “çok zor çok zor” diye söylenmeye başlayan sevgili ailelerimiz sanırım örnek sorulara bakarak girilmemiş sınavın çok zor olacağına dair sızlanmaya başlamışlardı ki, çocuklar sınava girdi ve sayısal sorular (fen ve matematik) zor bulundu ve herkes anlaşılmaz bir şekilde şok oldu. Neden şok olundu bilinmiyor çünkü daha sınava girmeden zor deniyordu ve evet zormuş madem. Şaşkınlık neden? Bunu geçelim.

 

Bu sene LGS’ye giren çocukların ailelerinin şunu anlaması lazım. 17bin birinci olunca daha kolay olmuyor. Soruların kolay olması işleri daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor. Çocukların yaşı küçük olandan sıralamaya başladılar geçen sene. 1000 alanlar birbirini kırdı.Tabii ki bir sınavda 4-5 yanlış yapılacak ve bu çocuklar da iyi okullara girecek. Normali bu.

 

Okullar puanlarını ayarlar merak etmeyin. Bakın, okulların kendi çizgileri var, mesela Robert Kolej sınav sonucuna göre şu yüzdelik dilimde öğrenci alıyor, Saint Joseph bu yüzdelik dilimde, Alman şu yüzdelik dilimde öğrenci alıyor. Bu değişmez. Bu çocukların tamamı en az on yanlış da yapsa bu okullar yine aynı yüzdelik dilimlerde öğrenci alacak bu yüzdelik dilim o yılın ortalamasına göre belli olacak.

 

Meali; en az yanlış yapan 4 yanlış yaptıysa Robert “ben full alıyorum” demeyecek 4 yanlış yapanı alacak. Anlatabiliyor muyum?

 

Bir soruyu bir çocuk doğru yapıp diğeri yapamadıysa ve yapan yapamayanın önüne geçiyorsa bu adil bir şey. İkisi de yaptıysa ve ikisinin de okul puanı yüksekse yaşı küçük olanın öne geçmesi başka bir şey. İnanın daha adil değil. Sırf bir ay önce doğdu diye o giriyor sizinki yedekte kalıyor bunu isteyeceğinizi hiç sanmıyorum.

 

 

Bu kadar kolay sözel sorup sayısalda ayırıcı olalım diye 4-5 soruya abanmışlar ama 20 yanlış yapan çocuk zaten ya çalışmamış ya da sınav vardı yoktu muhabbeti yüzünden kopmuş olaydan ya strese girmiş konsantre olamamış, ya işin ucunu salmış. O kadar da 20 yanlışlık da bir şey yoktu.

 

Hiçbir sınavın ardından sorular beğenilmez, konular eleştirilir, sorular çalındı denir, kazanımlarda yoktu denir, efendime söyleyeyim belli sorulara itiraz edilir, hemen özel ders hocaları devreye girer sorularda hata bulmaya başlar, change.org’da kampanyalar açılır. Bunlar her yıl yaşanan klasikler.

 

Biraz da çocuklarınızı gereksiz yere oya