Facebook'ta paylaş Twitter'da Paylaş
Ann Boyutu
FARKLI YAŞLARDA ARKADAŞLIK

Küçük yaşlardaki çocuklarda güvenlik ve süreklilik duygularını, bireysel arkadaşlardan çok başka şeyler sağlar. Örneğin birtakım aktivitelere dâhil olmak, birlikte bir şeyler yapmak ve ait olmak gibi duygular çok önemlidir. Bazen yeni yürümeye başlayan bir çocuk, yaşıtı olan başka bir çocuğu sırf oynamak istediği oyuncağa sahip diye ‘arkadaşı’ olarak görür. Çocuklar genelde üç yaşına kadar başkalarının duygularını ve sahip olduklarını umursamadan aşırı bir biçimde benmerkezci olurlar. Üstelik bazen bir çocuk, üç yaşından aylar ve yıllar sonra bile dünyanın sadece kendi ihtiyaçlarından ibaret olduğunu düşünmeye ve başkalarının haklarını umursamamaya devam edebilir. Bu yüzden küçük yaşlarda çocuğunuzdan çok şey beklemeyin. Benmerkezci olmak onun gelişiminin normal bir evresidir. 

Çocuğunuz yuvaya başladığı dört yaşları civarında bile, yeni ittifaklar oluşturmak için yeni arkadaşlıklar kurabilir, bazılarını yıkabilir, yeniden kurabilir ya da bazılarını sonsuza kadar terk edebilir. Aslında bu durum da çok normaldir, çünkü çocuklar birbirlerinin kişiliklerini keşfetmek ve güven içinde büyümek ihtiyacı duyarlar. Bunun için de kendilerine yol arkadaşı seçmeye başlayarak, kimin kendilerine daha uygun olduğunu bulmaya çalışırlar.

Sözgelimi çocuğunuzun kendisiyle tam zıt karakterde başka bir çocukla arkadaşlık kurduğunu fark edince başlangıçta şaşırabilirsiniz. Korkmanıza hiç gerek yok, çünkü bu da çok yaygın olarak gözlenen bir durumdur. Bazı çocuklar en iyi arkadaşlıklarını, kendileri gibi düşünen, hisseden ve davranan çocuklarla kurarken, pek çoğu da kendisinde olmayan karakter özelliklerini gösterenlerden etkilenir. Konuyla ilgili yapılan araştırmalar bu yaştaki kız çocuklarının, erkek çocuklara göre daha yakın bağlılıklar kurmaya yatkın olduğunu gösteriyor. Erkek çocuklar daha yaygın ve gelişigüzel oluşturulmuş gruplar içinde oynayarak arkadaşlık ağlarını genişletmeye çalışırken, kız çocuklarının bunun tam tersi şekilde davrandığı gözleniyor.

İlköğretimin ilk kademesindeki çocuklar, genelde 6. sınıfa kadar sürecek arkadaşlıklar kurarlar. Bu aşamadaki çocuklarda daha uzun süreli arkadaşlık ihtiyacı ortaya çıktığı için, farklı kişiliklerle deneyimler yaşama isteği büyük ölçüde hafifler. Örneğin kız çocuklarının anne babalarından onay beklentisi giderek azalır. Kendilerini diğer çocukların onlara karşı davranışlarıyla daha fazla yargılamaya başlarlar. Birbirleriyle olan ilişkileri de özellikle aynı dönem içinde çetrefilleşir. Son sekiz dokuz yıl içinde yapılan araştırmalar da bunu destekler niteliktedir. Araştırma sonuçlarının erkek çocuklarda on üç yaş civarında başlayan gençlik öncesi hormonal aktivitenin, kızlarda sekiz yaş civarında başladığını ortaya koyması tesadüf olmasa gerek.

Bu aşamada, bir süper kahraman karakterinin, bir çocuk TV kanalının, profesyonel bir futbol takımının ya da herhangi bir dizi oyuncusunun topluluk halinde bağımlısı olmak her iki cinsiyetteki çocuklarda da görülür. Bir tür ‘sürü zihniyeti’yle davranırlar. Bu çocuklar artık bulundukları grup içerisinde iletişim kurmak için özellikle belirli bireyleri kapsayan ve bazılarını da dışlayan (siz de dahil) kendi özgün kodlarına sahip bir dil kullanmaya başlarlar.

Bu dönem ayrıca çocukların herkes gibi davranmadıkları zaman reddedildikleri ve bu yüzden de kolayca incinerek özgüvenlerine darbe aldıkları bir evredir. Bu gibi durumlarla karşılaştığınızda çocuğunuza, kendi bakış açısı ve kişiliği ile ilgili kendisine güvenebilme cesaretini vererek yardım etmeniz yerinde olur. Böylece en azından zaten olmuş ve devam eden bir kriz durumunda zararı en aza indirebilirsiniz. 

11 yaş uzun süreli arkadaşlıkların temelini oluşturma konusunda önemli bir dönüm noktasıdır. 5. sınıftan 6. sınıfa geçtiği bu dönemde, çocuğunuzun bir aktiviteyi diğerine tercih etmesinin sebebi, kendi kabiliyetlerine uygun olmasıyla değil, kimlerin oraya gittiği ile ilgilidir.

Bu aşama hem kızlar hem de erkekler için çok büyük değişimler ve duygusal karışıklıkları da içinde barındırır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, yakın bir arkadaşlığın sağladığı destek, çocuğun karakterinin iyi oturmasında hayati bir role sahiptir. Pek tabii ki 6. sınıfa başlaması da, çocuğunuzun arkadaş edinmekle ilgili tercihleri üzerinde etkili olabilmeniz için size yeni bir fırsat yaratabilir. Bu yüzden yeni arkadaşlar edinmeye çalışan çocuğunuzla, empati, sevecenlik ve cömertlik gibi bir arkadaşta en çok aranacak özellikler üzerine konuşabilirsiniz. Bu arada okulundaki ilk yıllara göre çok daha az kontrol imkânına sahip olduğunuz için, öğretmeniyle kuracağınız ilişki ve arkadaşlık, okul personelinin gözünüz ve kulağınız vazifesi görmesini de sağlayabilir.