CANLI YORUMLAR
Mehtap Erel
Mehtap Erel
Yazar

YASAKLARLA ARAMIZ

NASIL?
28.06.2020

Kısa bir tatil yapıp döndük sevgili okur, belki daha uzun da kalabilirdik ama olmadı. Anlatıcam sebebini.

 

Öncelikle söyleyeyim, en azından bizim evin olduğu yerde, herkes çok dikkatliydi. İnsanlar plaja dahi maskeyle indiler ama oturunca hepimiz çıkardık tabii. Sosyal mesafeye herkes çok dikkat etti. Mesela belli şemsiyelerin direkleri kırmızıya boyanmıştı. Bu, o şimsiye diğer şemsiyelere yakın demekti ve o şemsiyelerin altına kimse oturmadı. Biz kendi şemsiyemizi de almıştık her ihtimale karşı ama gerek kalmadı.  Aralıklı aralıklı, uzak uzak oturduk. Kimse kimseyi germedi, kalabalık da değildi, oh mis derken…

 

Jandarma geldi, gelmemize 2, 3 gün vardı, sahildeydik. İnsanlara sokağa çıkma yasağı var falan demişler. Ne alaka çünkü biz kapalı bir sitedeyiz, bizim sitenin sahilindeyiz, içerde okul yok, sınava giren yok. Sadece evler var, kafeler var, market var, jandarma var, camii var, açık hava sineması var, sahil var. Bu kadar. Yazlık, kapalı site. Etrafı çevrili. İçerde sınav alanı yok. Okul yok, kreş bile yok. Öyle bir yer değil. 

 

Tabii bu konuyu jandarmayla konuşmam gerekti çünkü çok kısa bir süre kalacağız zaten ve geri döneceğiz İstanbul’a. Malum, evde oturacaktıysak orda ne işimiz var öyle değil mi?

 

-       Ben anlamadım, bu sokağa çıkma yasaklaması sınava girecek çocukların kalabalığa kalmaması için değil mi?

-       Evet

-       Var mı burada sınava giren?

-       Yok

-       E o zaman sorun ne?

-       Yasak olunca yasak oluyor.

-       İç işlerinin kararı var ama, yazlık yerlerde tatil yapanlar muaftı.

-       Tatil yapanlar muaf

-       Ben ne yapıyorum burada sizce? Mevsimlik işçi olarak mı çalışıyorum bu plaj şemsiyesinin altında?

-       Otelde kalanlara ve sezonluk ev kiralayanlara yasak yok, onlar muaf

-       Kendi evinde tatil yapanlar?

-       Onlara yasak

-       Peki, ben de kendi evimde değilim o zaman

-       O zaman kira sözleşmenizi görmem gerekiyor

-       …. Şimdi bakın, arıza çıkarmak istemiyorum ama burası kapalı bir site. Yazlık site. Okul yok bişi yok. Sınav yok, öğrenci yok. Bu sitede benim yan komşu evini sezonluk kiralamış bu sene. Onun kiracısı buraya gelip güneşlenebiliyor, yüzebiliyor, ben ev sahibiyim ve bu yüzden gelemiyorum. Çünkü mülk benimse ben tatil yapıyor sayılmıyorum. Bu mu?

-       Bu.

-       ………….. Şahane. Ve ben de dünyanın en mantıklı şeyini duymuşum gibi davranıcam şimdi. Çok teşekkür ediyorum bilgilendirmenizden dolayı.  Şimdi diyorsunuz ki yarın buraya inerseniz ceza yazıcaz.

-       Evet. Bunu yapmak istemediğimiz için de şimdiden uyarıyoruz.

-       Tamam ben yarın eve dönücem o zaman

-       Hangi eve?

-       İstanbul’a?

-       Dönemezsiniz sokağa çıkma yasağı var.

-       Hes kodu mu ne alınıyordu?

-       Olağanüstü bir durum var mı? Hastalık, ölüm… Belgeleyebileceğiniz şekilde?

-       Yok. Evime gidicem sadece.

-       Yasak kalkınca gidebilirsiniz.

-       ……… Sizi de anlıyorum ben. Kendimi sizin yerinize koyuyorum şu an. Bunları söylemek durumundaki kişi ben olabilirdim ve karşımdaki böyle ifadesiz bir şekilde benim yüzüme bakıyor olabilirdi ve …. Zor yani… Teşekkürler sayın jandarma

-       Rica ederiz.

-        

Bunun üzerine biz de akşam çıktık İstanbul’a geldik. Gece yolculuğu yapmak bizim tercih ettiğimiz bir şey değil. Kaza yapsaydık vebali kimindi mesela? Biz hep gündüz yolculuk ederiz, vakit kaybetme pahasına. Diyeceksiniz ki kalsaydın, İstanbul’da evde oturacağına orada evde otururdun, bahçe sulardın falan…

 

Sen beni hiç anlamamışsın sevgili okur o zaman. Ben niye bahçe sulayayım? Ben böyle tarımcı bir insan değilim ki? Birincisi fazla doğaya entegre oldum mu böcekti bilmemneydi ben huylanırım. Orada olma sebebim -geçen yazımda da belirttiğim gibi- deniz. DE Nİ ZE giremeyeceksem benim orada ne işim var? Niye orada olayım? Gelir burada olurum, kedimle takılırım. Madem yasak bu zamanda en azından bavul boşaltır, çamaşırları atarım. Kedi tüylerini temizlerim, süpürge açarım. Bu satırları yazarım sana mesela. Niye toprak eşeleyim, bahçe sulayayım durduk yere zaten kalacağım ennn en fazla on gün. Onda da beden işi yapacaksam yüzerim, koşarım veya temizlik yaparım. Ha, bak kalacaksındır üç ay, o zaman tabii uğraşırsın. Çiçek ekersin, fidan ekersin, yazlık yerde nasıl oyalanacaksın zaten bir zaman sonra bayacağı için bişiler bulman lazım ama bir hafta gittiysem durum farklı. O zaman yüzmek istiyorsun (ya da ben suyu çok sevdiğim için öyle) ve onda da sezonluk kiralayanlar tatil yaparken sen ev sizin diye eve hapsolacaksan insana bi “s*çarım böyle kadere” duygusu geliyor ve kendini bavul toplarken buluyorsun.

 

Bu arada hayır, şımarıklık etmiyorum. “İstediğin zaman gidersin ne var” gibi bir durum yok, herkesin işi gücü var, belli bir zaman ayarlıyorsunuz tatil yapmak için, o süreçte tatil yapılıyor ve bitiyor. 

 

Sanırım bu yasak olayları bir tek ve en çok bana koyuyor. Bakıyorum mesela benim kadar fıttıran olmuyor etrafımda. Herkeste bir normalleştirme, bir kabulleniş. Gir gir, çık çık! Otur! Otur Joe!  Sit! Good boyy!

 

Çok rahatsızım. İnsanlar söylenmiyor dahi. 

 

Neyse napim, öf.

 

Bir sonraki tatil denememizde kendi yazlık evimizde tatil yapmıyor kabul edilerek, başka bir sebepten ev hapsi buyurulmamasını umuyorum. Dileklerim bu yönde. Ya da turdan tatil ayarlayıp yine kendi evimize gidelim. Jandarmaya rezervasyon kağıtlarını gösteririz. 

 

Yine sosyal medyadan birileri, başka bir sebepten kamuoyu yaratıp hepimizi eve kapattırana kadar, hoşça kal sevgili okur.

 

Özgür günler dilerim.

 

(haftaya üniversite sınavını büyütmeli mi, ne kadar büyütmeli, gerekçelerle yazmayı planlıyorum. Şimdiden yazayım ki “tabii bu sene kendi oğlu girecek ondan yolunu yapıyor” diyemesinler, daha 2 sene var benimkine. Haftaya yazacağım yazıyı samimi olarak okumanı öneririm. Bir rahatlama aydınlanma gelecek, inanıyorum.)

 

XXX

Not: Yazılarımla yeni tanışanlar için bu not (bu notu zaman zaman ekliyorum araya mecburen). Ben yazılarımı konuşma diliyle yazıyorum. Bu çok uzun yıllardır bu şekilde. Newsweek Türkiye’de köşe yazıyordum orada da böyleydi, Hürriyet’te yazıyordum orada da böyleydi, hep böyle oldu. Bu yeni bir durum değil siz benim yazılarımı yeni okumaya başladınız sadece. Bu sebeple “yapıcam değil yapacağım” diye bana düzeltme göndermekle uğraşmayınız, o benim için yaklaşık 17 senedir “yapıcam”.

DÜZENLİ OLARAK KÖŞE YAZILARIMI TAKİP EDEBİLMEK VE YAZI ARŞİVİM İÇİN:

www.mehtaperel.com 

www.mehtaperel.wordpress.com

www.mehtaperelarsivyazilari.wordpress.com

Instagram:mehtaperel

Twitter: mehtaperel

Bu adreslere de eliniz alışsın, favorilerinize kaydedin hatta, siteler çöküyor, server'lar kapanıyor, yazılımlara bug giriyor, sonuçta internette yazdığımızdan adresler kapanabiliyor. Sonra aramayın nerde bu kadın diye, ben her pazartesi üstteki üç mehtap'lı adreste yazılarımı güncelliyorum)

 

 




Yazı Etiketleri

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :