Okunma Sayısı: 21572
CANLI YORUMLAR

ÇOCUK İSTİSMARI

Ailelere düşen görevler...

Bize Doctus’tan bahseder misiniz? Nedir bu organizasyon, çalışmalarınız neler?
 
Doctus Bilgi Güvenliği Platformu 2005 yılında, ev kullanıcılarına bilgi güvenliği bilincini benimsetmek amacıyla kuruldu. Günümüzde hayatın bir parçası haline gelen interneti kullanırken, bilgi güvenliğinin, bilgisayarların nasıl kullanılması gerektiğinden çok, yeni bir hayatta nasıl idame edeceğimiz üzerine bir süreç olduğu gerçeğini ev kullanıcılarına benimsetmeye çalıştı. Özellikle internette çocuk istismarını en aza indirmek gibi pek çok konuda hizmet vermiştir.
Yeni bir hayat olarak adlandırdığımız internetin olumsuzluklarını  en aza indirme yolunda, geleceğimizi oluşturan çocuklar üzerine eğilmesi ve AÇOK (Ankara Üniversitesi Çocuk Koruma Birimi) ile yapmış olduğu işbirliği sonucunda dernekleşme hazırlığında bulunan "Doctus Çocuk Koruma Hareketi", internette çocuk istismarı ve çocukların doğru ve sağlıklı gelişimleri adına çalışmalarına devam etmektedir.


Sonuç olarak "Doctus Çocuk Koruma hareketi", Doctus Bilgi Güvenliği Platformunun Ankara Çocuk Koruma Birimi ile birlikte yürüttüğü aktivitelerinden biridir.
 
Nedir çocuk istismarı? Neler çocuk istismarına giriyor?

Çocuk istismarı, bir çocuğun erişkin/ler tarafından fiziksel, duygusal, zihinsel veya cinsel gelişimini engelleyen ya da beden veya ruh sağlığına zarar veren, kaza sonucu olmayan  durumlarla karşı karşıya bırakılmasıdır. Aslında bir de ihmal var ki o da tıpkı istismar gibi çocuğun hayatını bile tehdit edebilecek denli ciddi sonuçları olabilen bir durumdur. İhmal de çocuğa bakmakla, gereksinimlerini karşılamakla yükümlü olan kişilerin bu gereksinimleri karşılamaması sonucu ortaya çıkar. Çocuk pek çok alanda erişikinin bakımına muhtaç olduğu için, ihmal de çocuğun beden ve ruh sağlığını veya bedensel, duygusal, ahlaksal ya da sosyal gelişimini engeller.



Çocuk istismarının fiziksel, cinsel ve duygusal boyutları vardır.

Bir çocuğu dövmek, kolunu kırmak, kapalı bir odaya hapsetmek, kafasına tebeşir fırlatmak da ya da çocuğun poposuna terlikle vurmak da çocuğun fiziksel olarak istismar edilmesi demektir.
Cinsel istismara gelince, onun da çok geniş bir yelpazesi var. Bir çocuğun cinsel organlarına haz almak amacıyla dokunmak, çocuğun kendi cinsel organlarına dokunmasını istemek, ya da çocuğa tecavüz etmek de cinsel istismar sayılır, çocuğu pornografi malzemesi olarak kullanmak, çocuğun pornografik görüntülere maruz bırakmak, cinsel ilişki sahnesine şahit olmasına neden olmak, çocuğun karşısında teşhircilik yapmak da cinsel istismar sayılıyor. Bırakın pornografik siteleri, pornografik görüntüleri, televizyonlardaki bazı  programlar, reklamlar, video kliplerdeki görüntüler, internetteki bazı masum sanılan sitelerde satır aralarına gizlenmiş fotoğraflar da cinsel istismara neden oluyor.
 
Duygusal istismar ise çok daha geniş kapsamlı. Çünkü hem fiziksel, hem de cinsel istismarın tümünde aynı zamanda duygusal istismar da var. Fakat bunların dışında çocuğu aşağılamak, hakaret etmek, isim takmak, onun yeteneklerine ya da yaşına uygun olmayan beklentilerle sıkıştırmak da duygusal istismar sayılıyor. Mesela bir annenin ".... artık senin annen olmayacağım" ya da "... sen Ayşe teyzenin çocuğu ol artık, senden bıktım" demesi de duygusal istismardır.
 
 
Çocukları korumak için bilinçlenmeye başladıkları zaman uyarmaya başlamakta gerekiyor sanırım. Nedir bu anlamda ailelere düşen görevler?
 

Ailelere bu konuda çok görev düşmekte. Aileler öncelikle çocuklarına sahip çıkmalı ve risk oluşturabilecek durumlardan, ortamlardan korumalıdır. İstismar sayılabilecek durumlarla nasıl başedeceklerini öğretmeli ve bu gibi bir durumla karşılaştığında mutlaka haber vermek gerektiğini çocuğuna anlatmalıdır.
Bazı durumlarda aileler istismarcı oluyor. Bunların bir kısmı tamamen bilinçsizlik sonucu yaşanıyor, aile çocuğunu disiplin altına almak isterken şiddet uygulayabiliyor. İşte bu durumlarda da ailelerin çocuklarını nasıl disipline edeceklerini, doğru davranış şekillerini bilmesi, öğrenmesi ve ona göre davranması gerekiyor.
Özellikle cinsel saldırıya uğrayan çocukların bir kısmının ailesi, çocuğu suçlama yoluna gidebiliyor. Bu çocuğu bir kez daha, üstelik çok daha şiddetle istismar etmek demek. Aileleri bilinçlendirerek bunun da önüne geçmek, çocuğun hiç bir zaman suçlu olamayacağını, çocuğu suçlamak yerine ona destek olmak gerektiğini anlatmak gerekiyor.
 

Peki okullarda ne yapılabilir? Öğretmenler ve okul yönetimleri çocuk istismarına karşı hem velilerini hem de çocuklarını eğitecek çalışmalar yapabilirler sanırım. Neden yapmıyorlar?
 
Elbette okullara, öğretmenlere, rehberlik ve danışmanlık görevlilerine çok büyük sorumluluk düşmekte. Fakat bu konuda bazen insanlar bir şeyler yapmak isteseler de ya doğru kaynağa ulaşamıyorlar, ya doğru bilgiyi elde edemiyorlar, ya da ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlar. Dolayısı ile toplumun bu kadar görmezden gelmeye çalıştığı, gizlemeye çalıştığı sorunu onlar da görmezden gelmeyi tercih edebiliyorlar.
 
 
Çocuklarımızı korumak için neler yapmamız lazım? Biz nelere dikkat etmeliyiz ve çocuklarımızın insanlara güvenini kırmayacak şekilde nasıl uyarmalıyız?
 

Bu ne yazık ki iki -üç cümle ile anlatılabilecek bir konu değil. Çünkü sizin de farkettiğiniz gibi, çocukları insana düşman etmeden, ama karşısındaki insandan da zarar gelebileceğini aklından çıkarmadan hareket etmesi gerektiğini öğretmek lazım. Bu bir eğitimden ziyade tutum kazandırma süreci.
Çünkü Amerika’da yapılan bir çalışmada yüzeysel eğitimin hiç işe yaramadığı gösterilmiş. Bu çalışmada çocuklara şeker, çikolata vs. vereceğim diyerek yanına çağıran kişilerin peşlerinden gitmemeleri ve hızla oradan uzaklaşmaları gerektiği anlatılmış. Bir ay sonra, bu çalışmayı yapan kişiler  çocukları test etmek için  bazı kişileri  görevlendirerek çocukları  ikna etmeye çalışmışlar. Bakmışlar ki, çocukların neredeyse tamamı, kendilerine şeker, çikolata veren kişilerin yanına gidiyor.
Kısacası bu eğitim iki üç cümle ile anlatılabilecek bir şey değil ne yazık ki.

  • Ann Boyutu
  • Ann Boyutu
  • Ann Boyutu
    
İLGİLİ HABERLER

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 

KATEGORİNİN HABERLERİ
SÖMESTR SONRASI SENDROMU
TATLIDAN SONRA SU VEYA SÜT
IQ TESTİ OUT
EYVAH YATAKTA YAKALAN...
2012-2013 SONBAHAR-KIŞ
O KADAR DA SÜPER DEĞİLLER
SİZİ BEĞENDİĞİNİ GÖSTEREN
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :