CANLI YORUMLAR
GÖZDE IŞIK
GÖZDE IŞIK

UÇTU UÇTU ÇOCUK UÇTU!

Aşırıya kaçmamak esastır...
10.08.2011

Tahmini 5-6 adım uzaklıktayım. Arkasına dönüp beni görüyor ve en tatlısından bir gülücük yolluyor. Sonra, yaslanmış olduğu balkon demirlerine minicik ayağını dayayıp, nasıl yapıyorsa kendisini yukarı doğru çekiyor. Zaman yoğunlaşıyor, zaman ağırlaşıyor... Bal kavanozuna düşmüş sinek gibiyim. Kıpırdayamıyorum. 5-6 adım uzaklıktayım en fazla...  Derken, bir anda zincir kopuyor! Zaman, suya meydan okurcasına akıyor. Bel hizasına kadar yükselip tepe taklak düşüyor Mina. Acı... Aynı anda milyonlarca bıçak darbesi... İleri atılıyorum!

Ve yerdeyim! Elimde ampulü yerinden oynamış başucu abajurum; Mina niyetine yapıştığım. Direnç başını kaldırıp, uykulu gözlerle gürültünün geldiği yöne bakıyor ve gerisin geri yatıyor. Derin bir sessizlik...

Mina’nın balkondan / pencereden düştüğünü gördüğüm bilmem kaçıncı kabusumun ardından, dermansızca yatağıma tırmanıyorum. Cenin pozisyonu alıp yeniden uykuya dalmaya çalışıyorum...

Bir anne, anne olmanın doğası gereği, binbir türlü endişe taşır, değil mi sevgili okur? “Yavrusunu korumak” en temel içgüdülerinden biridir. Her daim tetiktedir. Kesici aletler, cam eşyalar, sivri mobilya köşeleri, ocakta kaynayan yemek, ilaçlar, deterjanlar, nefes borusuna kaçabilecek boncuklar... Ne çok detay vardır dikkat edilmesi gereken. Organik bir dedektör gibi sürekli tarar yavrusunun yaşam alanını. Tabii her şeyde olduğu gibi bunda da, dengeyi bulmak, aşırıya kaçmamak esastır.

İşte bazen, bazılarımız, bu endişelerden bir ya da birkaç tanesini alır, adamakıllı semirterek dev birer fobiye dönüştürür.

Benimkisi “çocuğumu yüksekten düşürme fobisi” sevgili okur...

Hira’nın bebekliğinde böyle değildim. Çünkü Hira son derece hareketli, ele avuca sığmaz bir bebek olmasına rağmen, yüksekten hep korktu ve uzak durdu. Pencerelere tırmanmadı. Balkon demirlerine yaklaşmadı. “Düdüt”lere ya da “Aydede”ye bakmak istediğinde babasına ya da bana söyledi. Ama Mina... Taburesini kaptığı gibi pencerenin altına yerleştirip, böcek çevikliğiyle tırmanışına dehşet içinde tanık olduğum anı asla unutmam.

Hal böyleyken, bu konudaki hassasiyetim de inanılmaz boyutta. 3. kattayız ve pencerelerimiz vasistas özelliğine sahip olmadığı için kızlar uyanıkken pencere açamıyorum. Açtıysam da, yakıncacık bir yere konuşlanıp, adeta nöbet tutuyorum. Bir ara işi abartıp salon camındaki iki pencereyi ip ve koli bandı yardımıyla birbirine bağladım. Böylelikle her iki pencere de Mina’nın kafasının sığamayacağı genişlikte açılıyordu. Fakat iki gün sonra, aşağıdan zile basan sucuya “kim o?” diyemediğimi fark ettiğimde, bu iptidai uygulamaya da son vermek zorunda olduğumu anladım...

Bu “çocuk düşürme korkusu” öyle ciddi (patolojik demek daha doğru olur) bir hal aldı ki bende, artık pencereden sarkmış, balkon kenarına dayanmış koca yetişkinler gördüğümde bile nabzım hızlanıyor.

Geçenlerde, salona klima takılıyor. İki genç çocuk hummalı bir şekilde çalışıyorlar... İşlerinin piri olmuşlar artık. Gayet seri ve hızlı bir şekilde sırasıyla geçiyorlar işlem basamaklarını. Sıra, şu kocaman motorun pencere önüne monte edilmesine geldi.

Bendeniz, kaynanasından talimat bekleyen yeni gelinler gibi sandalyenin ucuna ilişmiş, yarı beline kadar pencereden sarkmış; çalışmakta olan çocuğu izliyorum. Nabzım 300 falan. Öldüm öleceğim. Öbür çocuk, arabadan malzeme almak için mi ne; dışarı çıktı bir ara.  Penceredekiyle ben yalnız kaldık. Sen tam o sırada, çocuk öne doğru eğilip bacaklarını havaya dikmesin mi? 180 derecelik yatay bir açıyla pencere pervazında duruyor! Yerimden ok gibi bir fırlayışım vardı ki, görmeliydiniz. İki adım kadar ileri zıplamışım... Ben orada durdum, ama paralel evrendeki ben, çocuğu belinden tuttuğu gibi hörrrs diye aşağı çekti...

Çocuk işi bitip de arkasına döndüğünde, gözleri fal taşı gibi açık, heykel kesilmiş bir benle karşılaştı. “Alışığız biz abla, raat ol sen..” diye 32 diş sırıtarak telkinde bulundu aklınca, her bir kelimenin korkudan kaskatı olmuş bedenimden sekip, ziyan olduğundan habersiz...

Cam silme mevzuuna hiç girmeyelim zaten. Ne silerim, ne de huzur içinde sildiririm. Misal, “Şeyy, Halime Hanım.. Sizi bacağınızdan zincirle şu boruya bağlasak? Hani tedbir amaçlı..” teklifimi hazırda tutuyorum, eve temizliğe gelen kadına sunmak üzere. Manyak olduğumu düşünüp topukları poposuna vura vura evden kaçması muhtemel tabii. Olsun. Korkunç bir ölüme ev sahipliği yapmaktansa, leş gibi camlarla yaşamayı tercih ederim.

Hasılıkelam sevgili okur, durumum vahim. Yüksekten ve yüksek bir yerlerden çocuk düşürmekten delicesine korkuyorum. Böyle giderse profesyonel bir yardım almayı düşünebilirim. Bakalım...

YAZARLAR
OBEZİTENİN ÖNLENMESİ İÇİN
ANA RAHMİNE HASRET
BOŞANMA SÜRECİNİN ARDINDAN
GEBELİK ŞEKERİ
BOŞANMA SEBEPLERİ II
12 KASIM HAFTASI
İYİ OLMAYAN YABANCILAR VAR
SEVGİ,FEDAKÂRLIK,BAĞIMLILIK
DETOKS SEBZE VE MEYVELERİ
MİNİK DOSTUNUZLA TATİLDE
BEBEKLER İÇİN YEMEKLER
NEFES ALMA PROBLEMLERİ
KOL ESTETİĞİ
SORULARINIZ VE YANITLARI 22

Yorum Yaz

Yasal Uyarı:Bu iletişim platformunda yorum yazanların, bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir. Sitemizde reklam unsuru içeren yorumlara ve yönlendirici linklere yer verilmemektedir. Yorumlarınızı yazarken lütfen bunu dikkate alınız. Aksi halde iletileriniz yayından kaldırılacaktır.
 
1 2
yadesin
Cevapla yadesin
12.08.2011 23:17:42
sanki beni anlatmışsınız gözde hanım : ) ) : , oğlum 7.5 yaşında ,o da hiç tehlikeye yaklaşmadı, zaten ona anksiyete bozukluğu teşhisi konuldu, bazen düşünüyorum da iyi ki de var :)) :, ama kızımmmm!! işte onun gözü kara, aynı ruh hali içindeyiz..., geçen gece kızım gözümün önünde gidiyor ve hooopp damada aşağı atlayıveriyor! birden sıçrayarak uyanıyorumm!! kan ter içinde kalmışım ...işi o kadar ileri götürmüşüm ki,çocuğun balkona çıkmasına izin vermiyorum,çocuk bu sabah " ama abim hep çıkıyo balkona anneee" deyince , bendekinin de "okkalı" bir ankisyete olduğunu anladım, sanırım ben de profesyonel bir yardım alacağım :)
Cevap Yaz

Cevaplar

Gözde Işık 17.08.2011 03:48:52

Abartmada sınır tanımıyorum ben de aynen! :))) Allah yardımcımız olsun yadesinciğim valla ne diyeyim.. :)
ikizannesi
Cevapla ikizannesi
11.08.2011 12:51:20
Yazınızın başını okuyunca bir an iki gün öncesine gittim; yazlıkta ikinci kattayız dıştan merdivenli Foçanın taş evlerinden,iftara yetişsin diye ben çorba yapıyorum eşim iki merdiven arasındaki uzun boşlukta mangal yakıyor ikiz kızlarımdan birisi zeytin ağacından kopardığı minnacık zeytini göstermek için yukarı geldi halası "halacım bak bebek var ayakkabılarla eve girmeyelim olurmu " diyerek kızımı dışarı gönderiyor arkasından da kendisi gidiyor 15 sn sonra acı bir çığlık "Aylin Berrak gittii" ve aynı anda büyük bir gümbürtü koptu. O saniye zaman öyle bir durdu ki tamam dedim görümcem düşerken gördü yakalamaya çalıştı ama tutamadı Berrak 2. kattan zemine düştü ve kızım öldü başka bir şey olamaz. Ben o merdivenleri nasıl indim bilmiyorum kızım düşmemiş fakat eşimin mangal yakarken kullandığı sıvı mangal yak elinde patlamış ve arka tarafı uçup ileride oynayan kızımın ayağına gelmiş:(Şimdi ayağı baldırından topuğuna kadar 1. -2. derece arası yanıklarla dolu :(( Rabbim hepimizin çocuklarını korusun ve hiç kimseyi evlat acısı ile sınamasın.Onların canı yanıyor ama bizim yüreğimiz kavruluyor iki gündür ne yaşadığımı bir ben bilirim çok zor ama buna da şükür diyorum daha kötü olabilirdi..
Cevap Yaz

Cevaplar

ikizannesi 12.08.2011 23:08:23

Sedef Hn. , buya çok teşekkür ederim Gözde Hn. aynen öyle ne yaparsak yapalım bir risk hep var ama bir şekilde yavrularımızı meleklerin koruduğuna inanıyorum(belki de inanmak istiyorum) çok daha kötü şeyler olabilirdi zeytin ağacından yere düşen minik zeytin tanelerini topluyordu minik elleri ile.Eğer o an ayakta ve arkası dönük durmasaydı yere eğilmiş ve babasına doğru dönmüş olsaydı yüzü de yanabilirdi Allah korusun.Ya da ikizi yanında olabilirdi ve ona da sıçrayabilirdi:( Şu an için doktorumuz iz kalmayabileceğini söylüyor henüz 3 yaşında olduğu için daha kolay kapanırmış izler. Her gün pansuman yaptırıyoruz inşallah kısa zamanda atlatacağız. Onların canı yanıyor ama bizim içimiz yanıyor.. Çok teşekkürler bizim minik ikizlerden de size sevgiler..
Gözde Işık 12.08.2011 11:22:12

Çok geçmiş olsun yahu! <:( Yüreğim sıkıştı okurken.. Hadi en sıkı tedbirleri aldık diyelim. Kuş uçurtmadık etrafta. Ya görünmez kazalar? Onları n'apıcaz?! Tekrar çok geçmiş olsun. Umarım yanık izleri kalıcı değildir, çabucak iyileşir.. <:/ Öp benim için tatlı kızını.
Sedef 11.08.2011 22:28:29

çok çok geçmiş olsun...
bûya 11.08.2011 17:51:01

amin.çok geçmiş olsun bu arada, çok üzüldüm:(
İçimizdeki karnaval
Cevapla İçimizdeki karnaval
11.08.2011 12:05:48
Durumunu o kadar iyi anlıyorum ki anlatamam.Hatta dün gece bloğuma bununla ilgili yazı dahi yazmıştım.Sürekli camın açık kalması ve oğlumun oradan sarkacak olmasını kuruyorum kafamda ve saatler gün içinde işgenceye dönüyor.Paranoyaklaştığımı düşünüyorum , bu konuda da yalnız olmadığımın farkındayım...Anneliğimiz fazla mı gelişmiş acaba ? Bazı anneler bu konuda o kadar rahatlar ki bazen onlara özenmiyorum desem yalan olur ! Bu konuda seminerler düzenlense ve biz anneler bu seminerlere katılabilsek ne güzel olur du ?
Cevap Yaz

Cevaplar

Gözde Işık 12.08.2011 11:31:42

Kesinlikle! :) Yazıyı eşle dostla paylaşırken ben de dediydim; "aranızda benim gibi olanlar varsa toplaşıp bi terapi grubu kuralım" diye. :D Kürsüye çıkar çıkar dökeriz içimizi. Çok önemli bi noktaya barnak basmışsın İçimizdeki karnavalcığım.. ;)))
Sedef
Cevapla Sedef
11.08.2011 02:53:37
Okurken yazdıkların kafamda canlandı ve otomatik olarak kendimi senin yerinde buldum, gerisi kabus...Sanırım bu yükseklik mevzusu anne olacağın zaman sen istemesende içine yerleşmiş bir duygu..
Cevap Yaz

Cevaplar

Gözde Işık 11.08.2011 16:00:11

Her annede vardır elbet Sedef'im ama, ne biliim, benimki biraz klinik bi tablo sanırım.. <:)
nunu
Cevapla nunu
11.08.2011 00:06:08
Gözdeciğim hiç sıkma kendini gayet normalsin ve normalizzz :) tabi kendimize zarar vermeyecek boyutta olması şartıyla.Ben de bir yere gittiğimizde kaybederim korkusu ile yapışır da yapışırım ona, zamklanmış haldeyiz her daim :) Çok sevgiler
Cevap Yaz

Cevaplar

Gözde Işık 11.08.2011 15:56:10

Ahh evet, "kaybetme korkusu" var bir de di mi.. O da fena bak. Ama benim psikopata bağladığım konu bu işte nunu'm. Yükseklik. <:/ En sağlam tedbirleri alsam da huzura eremiyorum. Direnç'e sorun anlatsın size nasıl bir fıttırık olduğumu. Yerimden sıçramalarımı, olur olmaz ciyaklamalarımı.. :D O da illallah dedi garibim..
aycanaykız
Cevapla aycanaykız
10.08.2011 17:07:28
Bende sizin gibi birdönem hassaslaşmıştım,rüyalarımda kızımı düşerken görmüştüm,çok korkmuştum; kendikendime telkinle ve güven duyarak çok şükür Allaha aştım korkum kalmadı.Allah korusun tabiki annelik çok zor her an herşeyi düşünüp tetikte olmak sürekli çocuğumuzu takip etmek zorundayız fakat kendimizede haksızlık yapmamalıyız,aşırıya kaçınca o korkularla yaşamak işkence oluyor engüzeli tedbirli davranıp boşvermeliyiz, akışına bırakmalıyız herşeyi,biz bukadar korkak olursak rüyalarımızda kabuslar görecek kadar etkilenirsek nasıl güven duygusunu yaşayıp yaşatabiliriz, çocuğumuza nasıl örnek olabiliriz,sonuçta onun ruh hali bizim her an neler hissettiğimizi hisseder davranışlarımızı anlar durumdadır ve bilinçaltlarına sünger gibi çekerler.Lütfen korkularınızı yenin rahat olun tedbirli davranıp akışına bırakın,kötübirşey olmıcağına inanın önce Allaha sonra kendinize güvenin göreceksiniz sorununuz ortadan kalkacak yok olacaktır,yardımcı olabildiysem sevinirim.Tabiki isterseniz psikologdan yardım almanızda çok fayda sağlıcaktır,sevgiler.
Cevap Yaz

Cevaplar

Gözde Işık 10.08.2011 18:21:34

Ahhh aycanaykız :) Bütün bunları ben de biliyorum, ama iş uygulamaya gelince çuvallıyorum işte.. <:/ Yine de çabalamak lazım tabii, haklısın. :) Tüm bu samimi telkin ve tavsiyeler için çok teşekkür ederim. Olumlu bir gelişme olursa haberdar ediciim sizleri.. :)
1 2
Adınız:
 
Soyadınız:
 
Email:
   
Sikayet & Öneri:
 
Talebinizi Seçiniz :